Tüketici Güveni %7,7 Düştü, Fabrikalar Hızlandı — Ekim 2026 Bülteni
Tüketici güveni bir ayda %7,7 düşerek 84,8'e geriledi — bu serinin en sert düşüşü — ve otomobil satın alma ihtimali %17,6 azaldı. Kapasite kullanımı %74,3'e çıktı, enerji ihracat fiyatları yıllık %130 arttı.

İTOSAM — Haftalık Ekonomi Bülteni | 23 Ekim 2026
İstanbul Ticaret Odası ekonomi bülteninin çevirisi ve analizi
İTO Stratejik Araştırmalar Merkezi — 19–23 Ekim 2026 dönemi
Başlıklar: UNCTAD Ticaret ve Kalkınma Raporu, İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi, Tüketici Güven Endeksi, Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Güven Endeksi, Kapasite Kullanım Oranı, Dış Ticarette Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Hanehalkı Yurt İçi Turizm ve Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri
Geçen ayın tablosu tersine döndü. 25 Eylül bülteninde "beklentiler tüm sektörlerde iyileşiyor, tek bir kalıcı istisnayla — inşaat" diye yazılmıştı. Bu ay tersi geçerli: üç güven endeksinin üçü de aynı anda düştü ve tüketici güvenindeki çöküş (bir ayda −%7,7) serinin tamamındaki en büyük aylık düşüş. Buna karşılık kapasite kullanım oranı ve firmaların yatırım beklentileri yükseldi. Yani arz tarafı iyileşiyor, hanehalkı talebi tarafı ise çöküyor.
1. UNCTAD: Ticaret ve Kalkınma Raporu — Ekim 2026
"Küresel büyümenin 2026'da %2,6'ya gerilemesi bekleniyor"
UNCTAD'ın değerlendirmesine göre küresel ekonomik büyümenin 2025'teki %2,9 seviyesinden 2026'da %2,6'ya gerilemesi ve 2027'de %2,7 ile sınırlı bir toparlanma göstermesi bekleniyor. Enflasyonist baskılar, sıkı para politikaları ve artan borçlanma maliyetleri tüketimi ve yatırımı sınırlıyor; enerji kaynaklı arz şokları da küresel ekonomik görünüme ilişkin riskleri artırıyor.
Gelişmekte olan ekonomiler arasında büyüme performansı farklılık gösteriyor; 2026'da %7,3 büyüme oranıyla Hindistan, küresel genişlemeyi sürükleyen büyük ekonomilerin başında geliyor. Buna karşılık ithalata bağımlılığı yüksek ekonomiler, artan finansman maliyetleri ve daralan finansal olanaklar nedeniyle daha kırılgan bir görünüm sergiliyor.
İki tahmin, iki farklı rakam — ve ikisi de doğru: geçen hafta IMF 2026 küresel büyümesini %3,1 olarak açıkladı; bu hafta UNCTAD %2,6 diyor. 0,5 puanlık fark ağırlıklı olarak ağırlıklandırma yönteminden kaynaklanıyor: IMF ülkeleri satın alma gücü paritesine göre ağırlıklandırıyor (bu da hızlı büyüyen yükselen ekonomilerin ağırlığını artırıyor), UNCTAD ise piyasa döviz kurlarına göre. Bu rakamlara atıf yaparken kaynağı her zaman belirtin.
"Küresel ticaret direncini koruyor, büyümeye yapay zekâ yön veriyor"
Küresel ticaret, büyümesi oldukça sınırlı olsa da beklenenden daha dirençli bir performans sergiliyor. 2025'te reel olarak %4,4 büyüyen küresel ticaretin 2026'da yaklaşık %4,0 genişlemesi bekleniyor — bu oran, Orta Doğu'daki çatışmaların başladığı dönemde öngörülen seviyelerin çok üzerinde. Yapay zekâyla ilişkili ürünlere, özellikle yeni veri merkezlerinde kullanılan ileri bilgi teknolojisi ekipmanlarına yönelik güçlü talep belirleyici rol oynuyor.
UNCTAD'ın yapay zekâ veri merkezlerindeki ileri sunucu sistemlerine ilişkin analizine göre yaratılan katma değerin %82'si dört tedarikçi grubunda yoğunlaşıyor: çip tasarımı, çip üretimi, bellek ve depolama ile montaj ve test. Öte yandan 2026'da resmî kalkınma yardımlarında yaklaşık %7,0'lık düşüş ve yabancı yatırımcıların portföy akımlarındaki oynaklığın artması, gelişmekte olan ülkelerin finansman koşullarını zorlaştırıyor. Yapay zekâ ürünlerine yönelik talebin yumuşamasıyla 2027'de hizmet ticaretindeki büyümenin mal ticaretindeki büyümeyi geçmesi bekleniyor.
Doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren nokta: UNCTAD "ithalata bağımlılığı yüksek" ekonomileri en kırılgan grup olarak görüyor. 275,2 milyar dolarlık ihracatına karşılık 353,6 milyar dolarlık ithalatıyla (16 Ekim bülteni) Türkiye tam olarak bu kategoride — özellikle cari açığının tamamının enerji ve altından kaynaklandığı düşünülürse.
İkinci nokta: kalkınma yardımlarındaki %7'lik düşüş ve portföy akımlarındaki oynaklık, 14 Ağustos bülteninde ABD tahvillerinin %4,7'lik getirisiyle tespit edilen dış ortamın ta kendisi — dış finansman daha pahalı ve daha istikrarsız hâle geliyor.
2. İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi — Ekim 2026
Mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi ekimde bir önceki aya göre 1,4 puan azalarak 101,1 oldu. Arındırılmamış endeks de 2,2 puan düşerek 99,8 oldu — yani 100 eşiğinin altında.
Anket sonuçlarına göre mevcut toplam sipariş miktarını mevsim normallerinin altında değerlendirenlerin ağırlığı arttı. Mamul mal stoklarında da normalin altında olduğunu belirtenler öne çıktı. Gelecek üç ayda üretim hacmi ve iç piyasa siparişlerine ilişkin artış beklentileri zayıfladı, buna karşılık ihracat siparişleri ve istihdama ilişkin artış beklentileri güçlendi. Gelecek on iki aya ilişkin sabit sermaye yatırım harcaması artış beklentileri de yükseldi.
Son üç aydaki birim maliyet artışına ilişkin değerlendirmeler değişmezken gelecek üç aya ilişkin maliyet artışı beklentileri bir miktar güçlendi. Aynı dönemde satış fiyatı artış beklentileri zayıfladı. Gelecek on iki ay sonu yıllık ÜFE beklentisi 0,6 puan azalarak %30,4 oldu. Sektörün genel gidişatını bir önceki aya göre daha olumsuz değerlendirenlerin ağırlığı arttı.
Kâr marjı için mümkün olan en kötü bileşim: maliyet artışı beklentisi güçlendi, satış fiyatı artışı beklentisi zayıfladı — yani firmalar maliyetin yükseleceğini biliyor ama bunu müşteriye yansıtabileceklerine inanmıyor. Bu, Türk firmalarının net kâr marjını %3,75'ten %2,08'e indiren mekanizmanın ta kendisi (18 Eylül bülteni).
Ama önemli bir olumlu nokta: gelecek on iki aya ilişkin sabit sermaye yatırımı beklentisi yükseldi — oysa 25 Eylül bülteninde aynı kalem endeksi aşağı çeken etkenlerden biriydi. İnşaatın sabit yatırımın doğrudan çıktısı olduğu düşünülürse, bu gelecek yılın proje akışı için ilk ileriye dönük sinyal.
Üçüncü sinyal: on iki aylık üretici enflasyonu beklentisi %30,4'e geriledi. Firmalar maliyet enflasyonunun yavaşlamasını bekliyor — uzun vadeli sözleşmelerin fiyat ayarlamasında dayanak olarak kullanılabilecek bir rakam.
3. Tüketici Güven Endeksi — Ekim 2026
Tüketici Güven Endeksi Ekim 2026'da aylık bazda %7,7 azalarak 84,8 oldu. Hanenin mevcut dönemdeki maddi durumu bir önceki aya göre %9,3 azalarak 68,3 seviyesinde gerçekleşti. Gelecek on iki aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi de aylık bazda %9,0 azalarak 81,7 oldu.
Alt endeksler arasında en büyük değişim gelecek on iki aylık dönemde otomobil satın alma ihtimali endeksinde görüldü; bu endeks bir önceki aya göre %17,6 çökerek 24,7 oldu.
| Alt endeks | Eylül | Ekim | Eylül değişimi (%) | Ekim değişimi (%) |
|---|---|---|---|---|
| Tüketici güven endeksi | 91,9 | 84,8 | 1,3 | −7,7 |
| Hanenin mevcut maddi durumu | 75,3 | 68,3 | −0,1 | −9,3 |
| Hanenin maddi durum beklentisi (gelecek 12 ay) | 93,7 | 86,4 | 0,6 | −7,7 |
| Genel ekonomik durum beklentisi (gelecek 12 ay) | 89,8 | 81,7 | 0,5 | −9,0 |
| Dayanıklı tüketim malı harcama düşüncesi (gelecek 12 ay) | 108,8 | 102,7 | 3,6 | −5,6 |
| Otomobil satın alma ihtimali (gelecek 12 ay) | — | 24,7 | — | −17,6 |
Serinin tamamındaki en büyük aylık düşüş. Tüketici güveninin seyri: 89,8 (temmuz) → 90,8 (ağustos) → 91,9 (eylül) → 84,8 (ekim). Üç aylık kademeli iyileşme bir ayda silindi ve endeks iki yıllık ortalamanın (84,9) altına indi.
Düşüşün kendisinden daha önemlisi tek yönlü olması: geçen ay yalnızca bir alt endeks negatifti; bu ay beş alt endeksin beşi de negatif. En sert düşüşler de "genel ekonomik durum beklentisi" (−%9,0) ve "mevcut maddi durum"da (−%9,3) — yani hem bugünkü değerlendirme hem de gelecek görünümü aynı anda kötüleşti.
Otomobil satın alma endeksindeki %17,6'lık çöküş, konut piyasası için en önemli uyarı. Otomobil ve konut, ikisi de büyük ve finansmana dayalı alımlar; otomobil endeksi karar döngüsü daha kısa olduğu için genellikle konuttan önce tepki verir.
25 Eylül bülteninde Türk hanehalkının "daha yoksul ama satın almaya daha kararlı" olduğu ve bu enflasyona karşı öne çekme davranışını konut piyasasına taşıdığı yazılmıştı. Bu ay o motivasyon da zayıfladı: dayanıklı tüketim malı satın alma niyeti 108,8'den 102,7'ye düşerek 100 eşiğine yaklaştı.
Pratik çıkarım: bu düşüş bir ay daha sürerse, iki ila dört aylık gecikmeyle konut satış istatistiklerinde görülecek — yani ocak–şubat civarında. 16 Ekim bülteninde gördüğümüz konut satışlarındaki üç aylık toparlanma (−%17 → −%14,7 → −%9,3) risk altında olabilir. Bu yıl satışı olan projeler için müzakere aşamasındaki işlemleri kapatmayı hızlandırmak, daha iyi fiyat beklemekten daha mantıklı.
4. Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Güven Endeksi — Ekim 2026
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekim ayına ilişkin Finansal Hizmetler Güven Endeksi'ni açıkladı. Buna göre endeks bir önceki aya göre 3,2 puan azalarak 155,2 oldu. Alt kalemler incelendiğinde son üç aylık dönemde iş durumu ve hizmetlere olan talep endeksi aşağı yönlü etkilerken gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi olumlu katkı sağladı.
Bu seride ilk kez üç güven endeksinin üçü de aynı anda negatife döndü. Finansal hizmetler endeksinin seyri: 150,4 (ağustos) → 158,4 (eylül) → 155,2 (ekim) — yani geçen ayki sıçramanın yarısı geri verildi.
Ancak alt kalemlerdeki örüntü, ağustosta da gördüğümüz "geçmiş kötü, gelecek daha iyi" örüntüsü. Finans sektörü genellikle reel kesimden önce döner; bu iki aylık dalgalanma dönüşün henüz yerleşmediğini gösteriyor.
5. Kapasite Kullanım Oranı — Ekim 2026
Merkez Bankası verilerine göre imalat sanayinde mevsimsellikten arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı (KKO-MA) Ekim 2026'da bir önceki aya göre 0,2 puan artarak %74,3 oldu. Yıllık karşılaştırmada oran, Ekim 2025'teki %74,0 seviyesinin 0,3 puan üzerinde.
Mal gruplarına göre aylık bazda kapasite kullanım oranı tüketim mallarında 0,9 puan artarak %72,3'e, dayanıklı tüketim mallarında 2,1 puan artarak %68,5'e, dayanıksız tüketim mallarında 0,6 puan artarak %73,1'e yükseldi. Ara mallarında oran 0,1 puan azalarak %74,4 oldu, yatırım mallarında ise 0,3 puan artarak %73,4'e yükseldi.
Yıllık bazda tablodaki yedi endeksin beşinde artış görüldü. En yüksek artış 1,6 puanla yatırım mallarında, en büyük düşüş ise 0,8 puanla dayanıklı tüketim mallarında kaydedildi.
| Dönem (%) | KKO-MA | KKO | Tüketim malı | Dayanıklı tüketim | Dayanıksız tüketim | Ara malı | Sermaye malı |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Ekim 2025 | 74,0 | 74,2 | 71,5 | 69,3 | 72,0 | 75,0 | 71,8 |
| Eylül 2026 | 74,1 | 74,2 | 71,4 | 66,4 | 72,5 | 74,5 | 73,1 |
| Ekim 2026 | 74,3 | 74,5 | 72,3 | 68,5 | 73,1 | 74,4 | 73,4 |
Bu bültenin tek olumlu bölümü. Geçen ay dayanıklı tüketim malı %66,4 ile tablonun en altındaydı ve yıllık 3,9 puan çökmüştü; bu ay 2,1 puan toparlanarak %68,5'e ulaştı. Yatırım malı da 1,6 puanlık yıllık artışla tablodaki en yüksek artışa sahip ve %73,4'e ulaştı.
Yani fabrikalar daha yoğun çalışıyor — tüketici güveninin %7,7 çöktüğü aynı ayda. Bu ayrışma genellikle üretimin iç talebe değil, stok doldurmaya ya da ihracat siparişlerine yanıt verdiği anlamına gelir. Reel kesim anketinde ihracat siparişi beklentisinin güçlenmesi de bu okumayı doğruluyor.
6. Dış Ticarette Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) — Eylül 2026
Dış Ticarette Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi eylülde bir önceki aya göre %2,82 arttı, yıllık artış ise %33,64 oldu.
Sanayinin aylık değişimleri incelendiğinde en yüksek artış %15,45 ile enerjide görüldü, bunu %3,15 ile madencilik ve taş ocakçılığı izledi. Yıllık artışta da enerjideki yükseliş %130,31 oldu.
Enerji iki katını aştı ve iki buçuk katına yaklaştı. Enerji ihracat fiyatlarındaki yıllık artış: %106,24 (ağustos) → %130,31 (eylül), yalnızca bir ayda ise %15,45. Bu, enerjinin fiyat artışında zirvede yer aldığı üst üste altıncı bülten ve ivmesi azalmıyor, artıyor.
Buna karşılık sermaye malı yıllık yalnızca %20,66 arttı — tüketici enflasyonunun yaklaşık 11 puan altında ve bir önceki aya göre neredeyse değişmedi (%20,59). Dayanıklı tüketim malı da bir ayda yalnızca %0,35 pahalandı.
Pratik çıkarım: enerji ile ekipman arasındaki makas açılıyor. Her proje için enerji maliyeti ayrı ve bağımsız bir fiyat ayarlama maddesiyle bağlanmalı; ekipman ve makine alımı ise hâlâ uygun bir pencerede — bu, 25 Eylül bülteninde makine sektöründeki %37'lik boş kapasiteyle de aynı yönde.
7. Hanehalkı Yurt İçi Turizm — II. çeyrek 2026
İkinci çeyrekte (nisan, mayıs ve haziran) yurt içinde ikamet edenlerden 13 milyon 549 bin kişi seyahate çıktı. Bu kişilerin bir veya daha fazla geceleme yaptıkları yurt içi seyahatlerin toplam sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %3,6 azalarak 16 milyon 467 bin seyahat oldu. Seyahat edenler bu çeyrekte 85 milyon 890 bin geceleme yaptı ve ortalama geceleme sayısı 5,2 oldu.
Yurt içi turistlerin seyahat harcamaları ikinci çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %32,6 artarak 154,9 milyar TL oldu. Bu harcamaların %86,9'unu 134,6 milyar TL ile bireysel harcamalar, %13,1'ini 20,3 milyar TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama 9.413 TL oldu. Harcama türlerinin dağılımında en yüksek pay %31,6 ile yeme-içmeye ait oldu; bunu %25,0 ile ulaştırma ve %14,5 ile konaklama izledi.
Daha az seyahat, daha çok harcama: seyahat sayısı %3,6 azaldı, ama harcamalar nominal %32,6 arttı — %31,5'lik enflasyonla yaklaşık %1'lik reel büyüme. Seyahat başına ortalama harcama 6.848 TL'den (2025 II. çeyrek) 9.413 TL'ye çıktı, yani +%37,5 — enflasyonun üzerinde.
Kısa süreli konaklama üzerine düşünenler için: konaklamanın seyahat harcamalarındaki payı yalnızca %14,5; yeme-içme %31,6, ulaştırma %25,0 alıyor. Yani Türk yurt içi turisti konaklama maliyetini sıkı tutuyor ve parasını başka yerlerde harcıyor. Ortalama 5,2 gecelik konaklamayla ekonomik konaklama modeli lüks modelden daha mantıklı — ve paket tur harcamalarındaki %17,6'lık artış (bireysel harcamalardaki %35,2'nin çok altında), bağımsız seyahatin paket seyahate baskın geldiğini gösteriyor.
8. Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri — 2025
Türkiye İstatistik Kurumu'nun Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri, 2025'e göre mezunların beyin göçü oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak %2,2 oldu. Bu oran erkeklerde %2,7, kadınlarda %1,8 oldu. En yüksek oran %4 ile İstanbul'da, en düşük oran %0,2 ile Siirt'te görüldü.
Beyin göçü oranı devlet üniversitesi mezunlarında 2024'teki %1,7'den 2025'te %1,9'a, vakıf (özel) üniversitesi mezunlarında %4,3'ten %4,4'e yükseldi.
Öğrenim alanlarında %7 ile bilişim ve iletişim teknolojileri ilk sırada yer aldı, bunu %4,8 ile mühendislik, imalat ve yapı izledi. Lisans programlarında moleküler biyoloji ve genetik %13,1, endüstri mühendisliği %13 ve matematik mühendisliği %11 ile öne çıktı.
Göç eden lisans mezunlarının %22'si Almanya'ya, %16,9'u ABD'ye, %10,5'i İngiltere'ye, %8,3'ü Hollanda'ya ve %5,2'si Kanada'ya yerleşti.
İlk beş hedef ülkede öne çıkan bölümler incelendiğinde bilgisayar mühendisliği mezunları Almanya'ya göç edenlerin %7,7'sini, İngiltere'ye göç edenlerin %7'sini ve Hollanda'ya göç edenlerin %13,5'ini oluşturarak ilk sırada yer aldı. ABD'ye göç edenler arasında %5,7 ile elektrik ve elektronik mühendisliği mezunları, Kanada'ya göç edenler arasında ise %6 ile işletme mezunları ilk sırada yer aldı.
Bu verinin iki okuması var, ikisi de PERGAS için önemli:
1. İşveren olarak — mühendis istihdamı zorlaşıyor. "Mühendislik, imalat ve yapı" mezunlarının göç oranı %4,8; genel ortalamanın (%2,2) iki katından fazla. Ve İstanbul %4 ile ülkedeki en yüksek orana sahip — yani işe alım yaptığınız iş gücü piyasası en fazla kaybı yaşıyor. Bunu 25 Eylül bültenindeki CEPR bulgusuyla yan yana koyun (verimli firmalarda iç terfi %17 daha olası): mevcut kadroyu elde tutmak ve geliştirmek, onu yenisiyle değiştirmekten daha ucuz ve daha güvenli.
2. Göç hizmeti sağlayıcısı olarak — bu bir talep haritası. Hedefler net: Almanya %22, ABD %16,9, İngiltere %10,5, Hollanda %8,3, Kanada %5,2. Başvuru sahibinin profili de net: vakıf üniversitesi mezunu (oran %4,4, devlet üniversitelerinin iki katından fazla), teknoloji ve mühendislik bölümleri ve İstanbul'da ikamet. Göç hizmetleri hattınızı genişletiyorsanız, bu üç özellik size pazar segmentasyonunu veriyor.
9. Analitik değerlendirme
a) Güven üç cephede de kırıldı
Tüketici −%7,7 (serinin en büyük düşüşü), reel kesim −1,4 puan, finansal hizmetler −3,2 puan. Arındırılmamış reel kesim endeksi 99,8 ile eşiğin altına indi. Tüketici güvenindeki üç aylık kademeli iyileşme bir ayda silindi.
b) Ama arz tarafı iyileşti
Kapasite kullanımı +0,2 puanla %74,3, dayanıklı tüketim malı +2,1 puan, yatırım malı yıllık +1,6 puan. Firmaların on iki aylık yatırım beklentisi yükseldi ve ihracat siparişi beklentisi güçlendi. Fabrika iç piyasa için değil, ihracat için çalışıyor.
c) Maliyet yükseliyor, satış fiyatı yükselmiyor
Birim maliyet artışı beklentisi güçlendi, satış fiyatı artışı beklentisi zayıfladı — 2025 mali tablolarında gördüğümüz kâr marjı baskısının aynısı. İhracatta enerji fiyatları yıllık +%130,3 ve ivme kazanıyor. Tek rahatlatıcı nokta: on iki aylık ÜFE beklentisi %30,4'e geriledi.
d) PERGAS için pratik çıkarımlar
Müzakere aşamasındaki işlemleri kapatın. Otomobil satın alma endeksindeki %17,6'lık çöküş ve dayanıklı tüketim malı satın alma niyetindeki düşüş, büyük alımlara yönelik talebin öncü göstergeleri. Konut satışlarındaki üç aylık toparlanma ocak–şubat döneminde durabilir. Bu ortamda "daha iyi fiyat" için beklemek yüksek riskli.
Ama yeni projeleri durdurmayın. Firmaların on iki aylık yatırım beklentisi yükseldi ve inşaat üretimi yıllık bazda pozitife döndü (16 Ekim bülteni). Ticari ve altyapı talebi, hanehalkı talebinden farklı bir seyir izliyor.
Enerjiyi ayırın. Yıllık %130 ve aylık %15,5'lik artışla, enerji fiyat ayarlama maddesi genel ayarlama endeksinden bağımsız olmalı.
Ekipmanı şimdi alın. Sermaye malı yıllık %20,7 — enflasyonun on bir puan altında, üst üste ikinci ay.
Bir yıllık sözleşmelerde %30,4'ü esas alın — firmaların gelecek on iki ay sonu üretici enflasyonuna ilişkin resmî beklentisi.
Göç hattı için: talep haritası net — Almanya, ABD, İngiltere, Hollanda, Kanada; özel üniversite mezunu, teknoloji ya da mühendislik bölümü, İstanbul'da ikamet.
İşe alım için: mühendislerin göç oranı %4,8 ve İstanbul ülkedeki en yüksek orana sahip — mevcut ekibi elde tutmak öncelikli.
Önümüzdeki ay izlenecekler: Tüketici güveni toparlanacak mı, yoksa bu bir eğilimin başlangıcı mı? İnşaat üretimi ikinci pozitif ayını kaydedecek mi? İstanbul'daki kira-fiyat makası sürecek mi?
Bu belge, İTO Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (İTOSAM) 23 Ekim 2026 tarihli haftalık ekonomi bülteninin çevirisi ve analizidir. Veriler bültende belirtilen kaynaklardan (UNCTAD, TÜİK ve TCMB) alınmıştır. "Okuma", "Not", "Uyarı", "Değerlendirme" ve "Çıkarımlar" başlıklı bölümler eklenmiş yorumdur; bültenin asıl metninin parçası değildir. "Firma beklentileri" grafiği, bülten metnindeki değişim yönlerinin niteliksel bir gösterimidir ve yayımlanmış bir rakam değildir; otomobil satın alma endeksinin eylül rakamı −%17,6'lık değişim oranından yeniden oluşturulmuştur ve beyin göçü grafiğindeki 2024 erkek ve kadın rakamları tahminidir. Karşılaştırmalar %31,5'lik tüketici enflasyonu, önceki verilere yapılan atıflar ise 7 Ağustos – 16 Ekim 2026 tarihli bültenler esas alınarak yapılmıştır. Farsça sürümde aylar okunabilirlik için Farsça adlarıyla verilmiştir: Mordad ≈ Ağustos, Şehriver ≈ Eylül, Mehr ≈ Ekim.
Kendi durumunuzla ilgili sorularınız mı var?
Kurallar değişir ve önemli olan detay genellikle kişiye özeldir. Planınızı bize anlatın, doğrudan yanıtlayalım.
PERGAS YÖNETİM DANIŞMANLIK İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ · Huzur Mah. Metin Oktay Cad. Nurol Life No: 3, İç Kapı No: 33, Sarıyer / İstanbul · Maslak V.D. — VKN 7280593851
