PERGAS
← Bloga dön
Pazar İçgörüleri

Beklentiler Dönüyor, İnşaat Hariç — Eylül 2026 Bülteni

Eylülde altı güven endeksinden beşi iyileşti ya da sabit kaldı; yalnızca inşaat 83,0'a geriledi. İnşaat siparişleri 80,4'e toparlanırken istihdam beklentisi düştü; enerji ihracat fiyatları bir yılda %106,24 arttı.

25 Eylül 202614 dk okumaYazan PERGAS
Beklentiler Dönüyor, İnşaat Hariç — Eylül 2026 Bülteni

İTOSAM — Haftalık Ekonomi Bülteni | 25 Eylül 2026

İstanbul Ticaret Odası ekonomi bülteninin çevirisi ve analizi

İTO Stratejik Araştırmalar Merkezi — 21–25 Eylül 2026 dönemi

Başlıklar: CEPR'nin verimlilik ve kurum içinden eleman temini üzerine araştırması, iktisadi yönelim istatistikleri ve reel kesim güven endeksi, tüketici güven endeksi, sektörel güven endeksleri, finansal hizmetler istatistikleri ve güveni, kapasite kullanım oranı ve yurt dışı üretici fiyat endeksi

80,4
İnşaat siparişleri
78,9'dan toparlanma
85,5
İnşaat istihdam beklentisi
%74,1
Kapasite kullanımı
91,9
Tüketici güveni
+%106
Enerji ihracat fiyatları, yıllık
158,4
Finansal hizmetler güveni (+8 puan)

Bu bülten tamamen "yumuşak" göstergelerden oluşuyor — güven, beklentiler ve kapasite. Sert üretim ve satış verileri içeren önceki bültenlerin aksine, burada ölçülen şey ekonomik aktörlerin gelecekten beklentisi. Genel mesaj da açık: Beklentiler tüm sektörlerde iyileşiyor ya da istikrar kazanıyor; tek bir kalıcı istisna var — inşaat.

1. CEPR: Kurum içi yeteneklerin değerlendirilmesi ve firma verimliliği

"Verimli firmalar boş pozisyonlar için daha çok mevcut çalışanlarına yöneliyor"

Ekonomi Politikası Araştırma Merkezi'ne (CEPR) bağlı araştırma platformu VoxEU'da yayımlanan ve Finlandiya verilerine dayanan bir analiz, verimliliği daha yüksek şirketlerin boş pozisyonları doldururken mevcut çalışanlarını daha yüksek oranda değerlendirdiğini gösteriyor. Araştırmaya göre daha verimli firmalar, üst düzey pozisyonları doldururken daha çok kurum içi yatay geçişlere, daha az dışarıdan işe alıma başvuruyor.

Araştırmacıların farklı verimlilik düzeyleri arasında yaptığı karşılaştırmada, üst düzey uzman pozisyonlarında kurum içi yatay geçiş olasılığı yaklaşık %6 daha yüksek, dışarıdan işe alım olasılığı ise yaklaşık %8 daha düşük. Daha alt düzey uzman pozisyonlarında kurum içinden terfi olasılığı yaklaşık %17 artıyor ve dışarıdan işe alım daha az görülüyor.

Yüksek verimli firmalarda eleman temininin göreli olasılığı (% fark)
Kurum içi yatay geçiş — üst düzey
6
Kurum içi terfi — alt düzey
17
Dışarıdan işe alım — üst düzey
−8
Kaynak: CEPR / VoxEU — Finlandiya verilerine dayalı

Araştırmacılara göre verimli firmalar, muhtemelen mevcut çalışanlarının becerilerini daha iyi tanıdıkları için onları uygun görevlere yönlendirebiliyor. Bu, dışarıdan işe alıma gerek olmadığı anlamına gelmiyor; yeni çalışanlar firmaya farklı beceriler, bilgi ve fikirler getirebilir. Çalışanların yetkinliklerinin düzenli olarak değerlendirilmesi, yöneticilerin bir pozisyon için adayın kurum içinden mi yoksa dışarıdan mı seçilmesinin daha uygun olduğuna karar vermesine yardımcı oluyor.

Bu neden küçük ya da orta ölçekli bir şirket için önemli: Bu bulgudaki nedensellik iki yönlü — verimli firma içeriden işe alıyor, içeriden işe alım da kendi başına verimlilik yaratıyor (daha düşük işe alım maliyeti, daha kısa öğrenme eğrisi, kurumsal bilginin korunması). Türk firmalarının ortalama kâr marjının %2,08 düzeyine geldiği (18 Eylül bülteni) bir ortamda, üst düzeyde yapılan tek bir yanlış işe alımın maliyeti bir iş biriminin birkaç aylık kârını yutabilir.

Pratik not: Her iş ilanını yayımlamadan önce ekipteki her kişinin gerçek becerilerinin basit bir listesi — resmi görev tanımı değil — bu araştırmanın verimli firmalara atfettiği şeyin ta kendisi.

2. İktisadi yönelim istatistikleri ve reel kesim güven endeksi — Eylül 2026

"Reel kesim güveninde sınırlı artış"

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi eylülde bir önceki aya göre 0,1 puan artarak 102,5 seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık arındırılmamış endeks aynı dönemde 0,8 puan gerileyerek 102'ye indi.

Endeksin alt bileşenleri incelendiğinde genel gidişat, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aya ilişkin toplam istihdam beklentisi ve son üç aydaki toplam sipariş miktarı endeksi artış yönünde etkiledi. Buna karşılık gelecek üç aya ilişkin ihracat siparişi ve üretim hacmi beklentileri, mevcut mamul mal stoku ve sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin değerlendirmelerle birlikte endeksi aşağı yönde etkiledi.

Altını çizmek gereken nokta: Firmaların sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin değerlendirmesi endeksi düşüren etkenlerden biri oldu. Bu, sert verilerde de gördüğümüz şeyin ta kendisi: Gayrisafi sabit sermaye oluşumu 2026'nın ikinci çeyreğinde yalnızca %0,6 büyüdü; 2025'in tamamında ise %7,3 büyümüştü (4 Eylül bülteni).

Yani yalnızca geçmiş veriler değil, firmaların geleceğe dönük niyetleri de yatırıma işaret etmiyor. Sabit yatırımın doğrudan çıktısı olan inşaat sektörü için bu, yeni özel projelerin akışının yılın ikinci yarısında da cılız kalacağı anlamına geliyor.

İhracat siparişi beklentisindeki düşüş de ikinci çeyrekte ihracatta yaşanan yüzde 3,4'lük gerileme ve ihracatın GSYH içindeki payının çöküşüyle (2022'de %38,1'den 2025'te %24,7'ye) uyumlu.

3. Tüketici güven endeksi — Eylül 2026

Tüketici güven endeksi eylülde bir önceki aya göre %1,3 artarak 91,9'a yükseldi. Alt endeksler incelendiğinde, hanenin mevcut maddi durumu dışında tüm alt endekslerin endeksi artış yönünde etkilediği görüldü.

Tüketici güveni alt endeksleri — Ağustos ve Eylül 2026
EylülAğustos
Dayanıklı tüketim malı satın alma niyeti (gelecek 12 ay)
108,8
105,1
Hanenin maddi durum beklentisi (gelecek 12 ay)
93,7
93,1
Genel ekonomik durum beklentisi (gelecek 12 ay)
89,8
89,4
Hanenin mevcut maddi durumu
75,3
75,4
Kaynak: TÜİK — eşik 100
Alt endeksAğustosEylülAğustos değişimi (%)Eylül değişimi (%)
Tüketici güven endeksi90,891,91,01,3
Hanenin mevcut maddi durumu75,475,31,2−0,1
Hanenin maddi durum beklentisi (gelecek 12 ay)93,193,71,90,6
Genel ekonomik durum beklentisi (gelecek 12 ay)89,489,81,20,5
Dayanıklı tüketim malı satın alma niyeti (gelecek 12 ay)105,1108,80,03,6
Endeks 0 ile 200 arasında değer alır; 100'ün üzeri tüketicinin iyimserliğini, altı kötümserliğini gösterir.

Bu bültenin en önemli çelişkisi: Düşen tek alt endeks "hanenin mevcut maddi durumu" (75,4 → 75,3) — ve bu, 75,3 ile 100 eşiğinin çok altında duran endeksin ta kendisi. Buna karşılık "önümüzdeki 12 ayda dayanıklı tüketim malı satın alma niyeti" yüzde 3,6'lık sıçramayla 108,8'e ulaştı — eşiğin üzerindeki tek alt endeks.

Türk hanesi bugün daha yoksul ama daha fazla satın alma niyetinde. Bu örüntü genellikle iyimserlik değil; enflasyona karşı öne çekme davranışı — "şimdi al, çünkü yarın daha pahalı". Yüzde 31,5'lik enflasyon ve döviz ile mevduatın negatif reel getirisi karşısında bu davranış tamamen rasyonel.

Satış için anlamı: Bu, konutu oturmak için alan alıcıyı piyasaya getiren motivasyonun ta kendisi — sermaye kazancı beklentisi değil, paranın erimesinden kaçış. Satış mesajı fiyat artışı üzerine değil, konut maliyetinin sabitlenmesi üzerine kurulmalı.

4. Sektörel güven endeksleri — Eylül 2026

Mevsimsellikten arındırılmış güven endeksleri eylülde sektörler arasında farklı seyir izledi. Perakende ticaret güven endeksi bir önceki aya göre %1,1 artarak 111,3'e yükseldi, hizmet güven endeksi 111,9 seviyesinde değişmeden kaldı, inşaat güven endeksi ise %0,2 düşüşle 83,0'a geriledi.

Güven endeksleri — Ağustos ve Eylül 2026
EylülAğustos
Finansal hizmetler
158,4
150,4
Hizmetler
111,9
111,9
Perakende ticaret
111,3
110,1
Reel kesim (sanayi)
102,5
102,4
Tüketici
91,9
90,8
İnşaat
83
83,1
Kaynak: TÜİK ve TCMB — eşik 100
Güven endekslerinde aylık değişim — Eylül 2026
Finansal hizmetler (puan)
8
Tüketici (%)
1,3
Perakende ticaret (%)
1,1
Reel kesim (puan)
0,1
Hizmetler (%)
0
İnşaat (%)
−0,2
Kaynak: TÜİK ve TCMB — puan bazlı iki endeks için puan, diğerleri için yüzde

Alt endekslerde: Hizmetlerde gelecek üç aya ilişkin hizmet talebi beklentisi %1,3 düşerek 115,9'a geriledi. Perakende ticarette gelecek üç aya ilişkin iş hacmi ve satış beklentisi %3,5 artarak 128,0'a yükseldi. İnşaatta mevcut kayıtlı sipariş düzeyi %1,9 artarak 80,4'e çıktı.

Hizmet ve perakende güveni alt endeksleri (aylık değişim, %)
Aylık değişim
Perakende: gelecek 3 ay satış beklentisi
3,5
Hizmetler: son 3 ay iş durumu
1,1
Hizmetler: son 3 ay talep
0,4
Perakende: son 3 ay satışlar
0,4
Perakende: stok düzeyi
−1,3
Hizmetler: gelecek 3 ay talep beklentisi
−1,3
Kaynak: TÜİK

İnşaat: siparişler geri döndü, istihdam dönmedi

İnşaat sektörü — son üç ay
EylülAğustosTemmuz
Kayıtlı siparişler (mevcut düzey)
80,4
78,9
82,1
Çalışan sayısı beklentisi (gelecek 3 ay)
85,5
87,3
84,9
İnşaat güven endeksi
83
83,1
83,5
Kaynak: TÜİK — eşik 100

Bu bültenin sizin çalışma alanınız için en önemli bulgusu. 28 Ağustos bülteninin analizinde kayıtlı sipariş düzeyinin 82,1'den 78,9'a düştüğü ve "müteahhitlerin sipariş defterinin boşalmakta olduğu" uyarısı yapılmıştı. Bu ay siparişler 80,4'e geri döndü — iki aylık düşüşün ardından ilk iyileşme.

Ancak aynı tabloda gelecek üç aya ilişkin çalışan sayısı beklentisi 87,3'ten 85,5'e düştü (−%2,1). Yani aylardır süren aynı çelişki şimdi ters yönde çözülüyor: Müteahhitler daha fazla iş görüyor ama işgücü eklemeye niyetli değil — ve bu, inşaat istihdamındaki artışın yarıya inmesiyle (18 Eylül bülteninde %7,1'den %3,5'e) tamamen uyumlu.

Pratik anlamı: Sektör verimliliği yeniden inşa ediyor — aynı ya da daha fazla iş, daha az işgücüyle. Bu, kâr marjı için iyi haber, işgücü piyasası için değil. Sektörün genel güven endeksi ise 83,0 ile hâlâ ekonominin en düşüğü ve üst üste üçüncü ay yavaş yavaş geriliyor (83,5 → 83,1 → 83,0).

Perakende notu: Gelecek üç aya ilişkin satış beklentisi 128,0 ile tüm bültenin en güçlü öncü göstergesi ve üst üste iki aydır artıyor (119,1 → 123,6 → 128,0). Aynı anda stok düzeyi %1,3 düştü; bu, TÜİK metodolojisinde stokların arttığı anlamına geliyor. Yüksek satış beklentisi ve dolu depolar — satışlar gerçekleşmezse kış sezonunda indirim baskısı muhtemel.

5. Finansal hizmetler istatistikleri ve güven endeksi — Eylül 2026

Finansal hizmetler güven endeksi eylülde bir önceki aya göre 8 puan artarak 158,4 seviyesinde gerçekleşti. Alt endeksler incelendiğinde tüm bileşenler — son üç aydaki iş durumu, son üç aydaki hizmet talebi ve gelecek üç aya ilişkin hizmet talebi beklentisi — endeksi artış yönünde etkiledi.

Tam dönüş: Geçen ay bu endeks 4,6 puan düşerek 150,4'e inmişti; şimdi 8 puan geri gelerek 158,4'e ulaştı — önceki iki ayın her ikisinden de yüksek. "Kötü geçmiş, daha iyi gelecek" örüntüsü gösteren geçen ayın aksine, bu ay üç alt bileşenin üçü de pozitife döndü.

Finans sektörü genellikle reel kesimden önce döner, çünkü kredi talebini ve işlemleri daha erken görür. Bu iyileşme iki ay daha sürerse, döngünün dibini teyit eden işaretlerden biri olur — özellikle inşaat siparişlerinin geri dönüşüyle birlikte.

6. Kapasite kullanım oranı — Eylül 2026

İmalat sanayinde mevsimsellikten arındırılmış kapasite kullanım oranı (KKO-MA) Eylül 2026'da bir önceki aya göre 0,6 puan artarak %74,1'e yükseldi. Yıllık karşılaştırmada oran, Eylül 2025'teki yüzde 73,8'lik seviyenin 0,3 puan üzerinde. Arındırılmamış oran da 0,7 puan artarak 74,2 oldu.

Mal gruplarına göre aylık değişimler incelendiğinde en belirgin artış sermaye mallarında, en belirgin düşüş dayanıklı tüketim mallarında görüldü. Yıllık bazda kapasite kullanımı sermaye mallarında 2,4 puan, dayanıksız tüketim mallarında 0,4 puan artarken dayanıklı tüketim mallarında 3,9 puan düştü. Tüketim mallarında ve ara mallarında da ayrı ayrı 0,4 puan düşüş görüldü.

Mal gruplarına göre kapasite kullanım oranı (%)
Eylül 2026Ağustos 2026Eylül 2025
Sermaye malı (yatırım)
73,1
69,7
70,7
Ara malı
74,5
74,7
74,9
Dayanıksız tüketim malı
72,5
72,2
72,1
Tüketim malı (toplam)
71,4
71,6
71,8
Dayanıklı tüketim malı
66,4
68,2
70,3
Kaynak: TCMB — arındırılmamış KKO
Dönem (%)KKO-MAKKOTüketim malıDayanıklı tüketimDayanıksız tüketimAra malıSermaye malı
Eylül 202573,874,071,870,372,174,970,7
Ağustos 202673,573,571,668,272,274,769,7
Eylül 202674,174,271,466,472,574,573,1

Tek tabloda iki ekonomi. Sermaye malları bir ayda 3,4 puan sıçradı (69,7 → 73,1) ve bir yılda 2,4 puan yükseldi. Aynı dönemde dayanıklı tüketim malları 3,9 puan çakılarak %66,4'e indi — tablodaki en düşük seviye.

Yani makine, teçhizat ve sermaye malı üreten fabrikalar daha yoğun çalışıyor; buzdolabı, mobilya ve otomobil üreten fabrikalar ise en boş olanlar. Yatırım talebi geri dönüyor, hanelerin dayanıklı tüketim talebi ise ölüyor.

Bu, altyapı yapılarındaki yüzde 14'lük büyüme (18 Eylül bülteni) ve otomobil satışlarındaki yüzde 13,8'lik düşüşle (14 Ağustos bülteni) birlikte tek bir tutarlı hikâye oluşturuyor: Para hanelerin tüketimine değil, kapasite yaratmaya ve altyapıya gidiyor.

Kapasite kullanım oranı — en yüksek ve en düşük sektörler, Eylül 2026 (%)
Ağaç ürünleri
83,7
Tütün ürünleri
83,1
Kâğıt
83
İmalat sanayi ortalaması
74,1
Diğer imalat
65,8
Makine ve teçhizat
63,2
Deri
59,8
Kaynak: TCMB

Eylül 2026'da en yüksek kapasite kullanımı %83,7 ile ağaç ürünlerinde gerçekleşti; tütün ürünleri (%83,1) ve kâğıt (%83,0) sektörleri de yüksek seviyeleriyle öne çıktı. Buna karşılık deri sektörü %59,8 ile en düşük oranı kaydetti; makine ve teçhizat (%63,2) ile diğer imalat (%65,8) da görece zayıf sektörler arasında yer aldı.

Malzeme ve ekipman tedariki için: Ağaç ürünleri %83,7 ile kapasite tavanına yakın çalışıyor — bu seviyede teslim süreleri daha uzun, alıcının pazarlık gücü daha zayıftır. Kâğıt da aynı durumda. Buna karşılık makine ve teçhizat %63,2 ile çok fazla boş kapasiteye sahip — ekipman siparişleri ve sermaye malı alımları için bu, tablodaki en iyi pazarlık konumu.

7. Yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) — Ağustos 2026

Yurt içinde üretilip yurt dışına satılan ürünlerin fiyat değişimini ölçen yurt dışı üretici fiyat endeksi, Ağustos 2026'da bir önceki aya göre %3,61, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,60 arttı.

Sanayi sektörlerine göre aylık değişimlerde madencilik ve taş ocakçılığı %3,77, imalat sanayi %3,61 arttı. Ana sanayi gruplarında enerjide %14,68, dayanıklı tüketim mallarında %4,38, ara mallarında %2,82, sermaye mallarında %2,59 ve dayanıksız tüketim mallarında %2,22 artış kaydedildi. Yıllık değişimlerde madencilik ve taş ocakçılığı %43,41, imalat sanayi %32,41 arttı.

YD-ÜFE — aylık değişim, Ağustos 2026 (%)
Enerji
14,68
Dayanıklı tüketim malı
4,38
Madencilik ve taş ocakçılığı
3,77
YD-ÜFE genel endeksi
3,61
İmalat sanayi
3,61
Ara malı
2,82
Sermaye malı
2,59
Dayanıksız tüketim malı
2,22
Kaynak: TÜİK — yurt dışı üretici fiyat endeksi
YD-ÜFE — yıllık değişim, Ağustos 2026 (%)
Enerji
106,24
Madencilik ve taş ocakçılığı
43,41
YD-ÜFE genel endeksi
32,6
İmalat sanayi
32,41
Ara malı
32,39
Dayanıklı tüketim malı
31,62
Dayanıksız tüketim malı
31,35
Sermaye malı
20,59
Kaynak: TÜİK

Bu bültenin sarsıcı rakamı: enerji yıllık +%106,24. Enerji ürünlerinin ihracat fiyatı bir yılda iki katından fazla arttı ve yalnızca ağustosta %14,68 yükseldi. Bu, enerjinin en yüksek fiyat artışını gösterdiği üst üste beşinci bülten — yurt içi üreticide de aylık %6,99 olmuştu.

Buna karşılık sermaye malları yıllık yalnızca %20,59 arttı — tüketici enflasyonunun yaklaşık 11 puan altında. Yani Türkiye'nin ihraç ettiği makine ve teçhizat reel olarak ucuzluyor. Aynı tespit yurt içinde ekipman alımı için de geçerli ve makine sektöründeki yüzde 37'lik boş kapasiteyle aynı yönde.

Üç üretici fiyat endeksi — yıllık değişim (%)
Son veri
YD-ÜFE (ihracat)
32,6
Yİ-ÜFE (yurt içi)
27,95
TÜFE (tüketici)
31,51
Kaynak: TÜİK — YD-ÜFE ve Yİ-ÜFE ağustos, TÜFE Ağustos 2026

Fiyatlar hiyerarşisi netleşti: İhracat fiyatları (%32,60) tüketici enflasyonunun (%31,51), her ikisi de yurt içi üretici fiyatlarının (%27,95) üzerinde. Yani ihracat yapan üretici, iç piyasaya satan üreticiden daha iyi fiyatlama gücüne sahip — yıllık yaklaşık 4,7 puanlık fark. Bu, her türlü üretim ortaklığı ya da sanayi yatırımı değerlendirilirken dikkate alınması gereken bir nokta.

8. Analitik değerlendirme

a) Beklentiler dönüyor — inşaat hariç

Bu bültendeki altı güven endeksinden beşi iyileşti ya da sabit kaldı: finansal hizmetler (+8 puan), tüketici (+%1,3), perakende ticaret (+%1,1), reel kesim (+0,1 puan) ve hizmetler (değişmedi). Yalnızca inşaat %0,2 düşüşle 83,0'a geriledi — üst üste üçüncü ay yavaş düşüş ve tüm ekonominin en düşük endeksi.

b) Müteahhitlerin sipariş defteri açıldı, ama işe alım açılmadı

Kayıtlı siparişler 78,9'dan 80,4'e geri döndü (+%1,9); çalışan sayısı beklentisi ise 87,3'ten 85,5'e düştü (−%2,1). Bu bileşim, verimliliğin yeniden inşası demek: aynı ya da daha az işgücüyle daha fazla iş. Kâr marjı için olumlu, istihdam için olumsuz.

c) Yatırım yukarı, dayanıklı tüketim aşağı

Sermaye mallarında kapasite kullanımı bir ayda 3,4 puan sıçrayarak %73,1'e çıkarken dayanıklı tüketim malları yıllık 3,9 puan çakılarak %66,4'e indi. Para hanelerin tüketimine değil, kapasite yaratmaya ve altyapıya gidiyor.

d) Haneler daha yoksul, ama satın almaya daha kararlı

Tüketici güveninin düşen tek alt endeksi "mevcut maddi durum" oldu (75,3); "dayanıklı tüketim malı satın alma niyeti" ise %3,6 sıçrayarak 108,8'e ulaştı. Bu, iyimserlik değil enflasyona karşı öne çekme davranışı — ve konutu oturmak için alan alıcıyı piyasaya getiren gücün ta kendisi.

e) PERGAS için pratik sonuçlar

  • Proje yönetimi için: Siparişlerin geri dönmesi ve işe alım niyetinin azalması, müteahhitlerin önümüzdeki aylarda daha sınırlı uygulama kapasitesine sahip olacağı anlamına geliyor. Sonbahar projeleri için uygulama ekibini ve alt yükleniciyi erkenden bağlamak bugün, iki ay sonrasına göre daha ucuz.

  • Ekipman alımı için: Makine ve teçhizat sektörü %63,2 kapasite kullanımıyla en fazla boş kapasiteye ve en iyi pazarlık konumuna sahip; bu grubun ihracat fiyatı da yıllık yalnızca %20,6 arttı — enflasyonun 11 puan altında.

  • Malzeme tedariki için: Ağaç ürünleri (%83,7) ve kâğıt (%83,0) kapasite tavanına yakın çalışıyor — daha uzun teslim süreleri ve daha zor pazarlık bekleyin. Erken sipariş şart.

  • Konut satış mesajı için: Bugünkü alıcının motivasyonu sermaye kazancı beklentisi değil, enflasyona karşı değeri korumak (reel konut fiyatları −%6,5). Mesaj konut maliyetinin sabitlenmesi ve kira geliri üzerine kurulmalı.

  • İşe alım için: CEPR bulgusu — verimli firmalarda kurum içi terfinin %17 daha olası olması — yüzde 2'lik kâr marjı ortamında akademik bir ayrıntı değil, uygulanabilir bir yönetim ilkesi.

  • İzlenecekler: İnşaat siparişleri gelecek ay da yükselir ve finansal hizmetler güveni 158'in üzerinde kalırsa, döngünün dibi için iki bağımsız teyidimiz olacak.

Bu belge, İTO Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (İTOSAM) 25 Eylül 2026 tarihli haftalık ekonomi bülteninin çevirisi ve analizidir. Veriler bültende belirtilen kaynaklardan (CEPR/VoxEU, TÜİK ve TCMB) alınmıştır. "Not", "Uyarı", "Okuma", "Sonuçlar" ve "Değerlendirme" başlıklı bölümler eklenmiş yorumdur; bültenin asıl metninin parçası değildir. Yüzde 31,51'lik tüketici enflasyonuyla karşılaştırmalar ve önceki ayların verilerine yapılan atıflar 7 Ağustos, 14 Ağustos, 28 Ağustos, 4 Eylül ve 18 Eylül 2026 tarihli bültenlere dayanır. Farsça sürümde aylar okunabilirlik için Farsça adlarıyla verilmiştir: Mordad ≈ Ağustos, Şehriver ≈ Eylül.

Kaynak İTOSAM Haftalık Ekonomi Bülteni, 25 Eylül 2026
Güncellendi 25 Eylül 2026

Kendi durumunuzla ilgili sorularınız mı var?

Kurallar değişir ve önemli olan detay genellikle kişiye özeldir. Planınızı bize anlatın, doğrudan yanıtlayalım.

Gayrimenkul, tasarım ve yatırımı buluşturan entegre bir platform.

pergas.com.tr
İletişiminfo@pergas.com.tr+90 212 275 52 89Yol TarifiTakip Edin
© 2026 PERGAS Yönetim Danışmanlık Tic. Ltd. Şti.